Dram

Crossing

Kuşkusuz, Levan Akin’in “Ve Sonra Dans Ettik” (And Then We Danced) filmiyle kazandığı uluslararası başarının ardından, yönetmenin yeni projesi sinema dünyasında merakla bekleniyordu. 2024 yapımı “Crossing” (Türkiye’deki adıyla “Geçiş”), bu beklentileri boşa çıkarmayan, yönetmenin “İstanbul’a aşk mektubum ve dayanışmaya övgüm” olarak tanımladığı, yürek burkan ve aynı zamanda umut dolu bir yolculuk hikayesi. Berlin Film Festivali’nde prömiyerini yapan film, bir kayıp arayışını, kimlik, kabul ve önyargıların aşılması temalarıyla birleştiriyor.

Film Künyesi ve Detaylı Bilgi

 

  • Orijinal Adı: Crossing
  • Türkiye’deki Adı: Geçiş
  • Yönetmen: Levan Akin
  • Senarist: Levan Akin
  • Görüntü Yönetmeni: Lisabi Fridell
  • Yapım Yılı: 2024
  • Süre: 106 Dakika
  • Tür: Dram
  • Yapım Ülkeleri: İsveç, Danimarka, Fransa, Türkiye, Gürcistan
  • IMDb Puanı: 7.4 / 10 (6.006 oy üzerinden)
  • Vizyon Tarihi:
    • Dünya Prömiyeri: 15 Şubat 2024 (74. Berlin Uluslararası Film Festivali)
    • Türkiye Vizyon Tarihi: 31 Mayıs 2024 (Başka Sinema dağıtımıyla)

Filmin Konusu: İstanbul’da Bir Arayış ve Kabul Yolculuğu

“Crossing”, Gürcistan’ın Batum kentinde yaşayan emekli bir öğretmen olan Lia‘nın (Mzia Arabuli) merkezinde olduğu bir hikaye anlatıyor. Lia, yıllar önce ailesi tarafından dışlanan ve ortadan kaybolan trans yeğeni Tekla‘yı bulmak için yemin etmiştir. Kardeşinin vefatının ardından bu yemini yerine getirmek için kararlı olan Lia, Tekla’nın izini sürerek İstanbul’a gitmesi gerektiğini öğrenir.

Bu zorlu yolculukta ona, pek de hazzetmediği, serseri ruhlu genç komşusu Achi (Lucas Kankava) eşlik eder. Achi, Tekla’nın adresini bildiğini iddia ederek Lia’yı bu yolculuğa ikna eder. İkili, Gürcistan’dan İstanbul’a vardığında, kendilerini bambaşka bir dünyanın içinde bulur. Tekla’yı arayışları onları İstanbul’un trans topluluğuna ve bu topluluk için mücadele eden Evrim (Deniz Dumanlı) adında karizmatik bir trans avukata yönlendirir. Lia’nın yeğenini bulma arayışı, çok geçmeden kendi önyargılarıyla yüzleştiği ve “kabul” kavramını yeniden öğrendiği derin bir kişisel dönüşüm yolculuğuna evrilir.

Oyuncu Kadrosu ve Karakterler

 

Filmin gücü, büyük ölçüde otantik ve nüanslı performanslarına dayanıyor:

  • Mzia Arabuli (Lia): Filmin ana yükünü taşıyan Arabuli, Lia karakterinin sert, geleneksel ve “sert mizaçlı eski öğretmen” kimliğinden, yeğeninin dünyasını anladıkça yumuşayan ve empati kuran bir bireye dönüşümünü takdire şayan bir incelikle yansıtıyor.
  • Lucas Kankava (Achi): Lia’nın zıttı gibi görünen, başıboş ancak altın kalpli Achi, filmin mizah ve masumiyet damarını temsil ediyor. Lia ile olan “uyumsuz çift” dinamikleri, filmin duygusal çapalarından biri.
  • Deniz Dumanlı (Evrim): İlk sinema filminde “yıldız” olarak nitelendirilen Deniz Dumanlı, İstanbul trans topluluğunun sesi olan avukat Evrim karakterine olağanüstü bir yaşam gücü ve karizma katıyor. Evrim, Lia’nın rehberi ve aynı zamanda onun önyargılarının sarsılmasını sağlayan anahtar karakterdir.

Karakter Gelişimi ve İlişkiler

 

“Crossing”, en temelde bir karakter gelişimi filmidir. Lia, yolculuğuna basit bir kayıp arayışıyla başlar; motivasyonu bir sözü tutmaktır. Ancak İstanbul’da karşılaştığı dünya (Evrim ve çevresindeki trans bireylerin dayanışması, yaşadıkları zorluklar ve neşeleri), onun “aile” ve “bağlılık” tanımlarını kökten sarsar.

Lia ve Achi arasındaki ilişki, bir zorunlu yol arkadaşlığından, anne-oğul benzeri bir şefkat bağına dönüşür. Lia’nın Evrim’le kurduğu ilişki ise filmin asıl kırılma noktasıdır; bu ilişki sayesinde Lia, aradığı Tekla’nın sadece bir “kurban” olmadığını, bir topluluğun parçası, bir birey olduğunu anlar. Film, “kan bağı” olan aileler ile “seçilmiş aileler” arasındaki bağı ustalıkla işler.

Filmin Evreni ve Görsel Estetiği

 

Levan Akin, İstanbul’u bir turistik broşür gibi göstermekten bilinçli olarak kaçınıyor. Görüntü yönetmeni Lisabi Fridell’in elde tutulan kamerası (handheld), karakterleri sürekli bir hareket halinde, samimi ve yakın bir çerçeveden takip ediyor. Bu tercih, izleyiciye belgesel benzeri bir gerçeklik hissi ve Lia’nın arayışındaki aciliyeti yaşatıyor.

Filmin görsel estetiği, İstanbul’un “arka sokakları”, Tarlabaşı’nın labirent benzeri dar koridorları ve Beyoğlu’nun gece hayatının neon ışıkları üzerine kurulu. Akin, İstanbul’un “hem sığınak hem de labirent” olma ikiliğini, şehrin “Altın Saat” (Golden Hour) ışığını ve gece sahnelerinin canlılığını kullanarak görsel bir zenginliğe dönüştürüyor.

Kullanılan Efektler

 

Bu film, CGI veya büyük bütçeli görsel efektlere dayanan bir yapım değildir. “Crossing”in asıl “efekti”, Akin’in sosyal gerçekçilikten beslenen yönetmenlik tarzı, Lisabi Fridell’in atmosfer yaratan sinematografisi ve İstanbul’un ham, filtresiz dokusudur. Efektler, teknik bir şovdan ziyade, duygusal atmosferi güçlendiren doğal ışık kullanımı ve samimi kamera hareketleridir.

İzleyici Neden İzlemeli?

 

“Crossing”, hümanist sinemanın güçlü bir örneğidir. Ötekileştirilen hayatlara, kimlik mücadelesine ve her şeyden önemlisi insan bağının gücüne dair hassas, melodramdan uzak ve güçlü bir hikaye sunuyor. Levan Akin’in “dayanışmaya övgü” olarak tanımladığı bu filmi, Mzia Arabuli ve Deniz Dumanlı’nın muhteşem performansları, önyargıların nasıl kırılabileceğine dair umut verici mesajı ve İstanbul’u “içeriden” bir gözle görmek için izlemelisiniz.

İzleyici Yorumları ve Eleştiriler

 

Film, eleştirmenlerden genel olarak büyük övgü topladı.

  • Olumlu Eleştiriler: Eleştirmenler filmi “Boğaz kadar büyük bir kalbi var” şeklinde tanımladı, “güçlü”, “dokunaklı” ve “kimliklerin kutlaması” olarak nitelendirdi. Özellikle Mzia Arabuli’nin performansı ve Deniz Dumanlı’nın “yıldızlaşan” ilk rolü büyük alkış aldı.
  • Olumsuz Eleştiriler: Bazı izleyici yorumları (ilk browsing aracından elde edilen) filmin sonunun “biraz aceleye getirilmiş” olduğunu belirtti. Birkaç eleştirmen ise hikayeyi Central Station (Merkez İstasyonu) gibi klasiklerle kıyaslayarak, hikayenin bazı yönlerinin zayıf kaldığını (Source 1.5, 3.5) ifade etti.
  • Genel Kanı: Çoğunluk, filmin samimiyetini, cesaretini ve “hayatın içinden” olmasını övdü.

İzleyici Üzerindeki Etkileri

 

“Crossing”, izleyici üzerinde derin bir empati duygusu yaratmayı hedefliyor. Türkiye ve Gürcistan’daki 2SLGBTQ+ topluluğunun varoluş mücadelesine dair bir farkındalık penceresi açıyor. Film, izleyicinin “aile”, “gelenek” ve “kabul” hakkındaki kendi varsayımlarını sorgulamaya davet ediyor. Hem “yürek burkan” hem de “yaşamı onaylayan” (heartbreaking and life-affirming) bir deneyim sunarak salondan umutlu ama düşünceli bir şekilde ayrılmanızı sağlıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu