
“Bazı anılar asla unutulmaz. Unutulsa bile.”
Bağımsız sinemanın korku ve gerilim türüne getirdiği taze kan, her zaman sinemaseverler için bir heyecan kaynağı olmuştur. Düşük bütçelerle, yaratıcılığın sınırlarını zorlayarak ortaya konan özgün fikirler, çoğu zaman Hollywood’un formülize edilmiş dev yapımlarından daha kalıcı izler bırakabilir. Ashmawey Films’in 2025 yapımı son projesi ‘Oblivium’ da kağıt üzerinde bu potansiyeli taşıyan bir yapım olarak karşımıza çıkıyordu: Hafıza, travma ve aile içi dinamikleri paranormal bir çerçevede ele alan ilgi çekici bir önerme. Ancak ne yazık ki, film vizyona girdiğinde bu umutların yerini büyük bir hayal kırıklığı aldı. Yönetmen Omar Ashmawey ve senarist/başrol kardeşi Ibrahim Ashmawey’in imzasını taşıyan bu proje, iyi bir fikrin nasıl vasat bir işçilikle heba edilebileceğinin ders niteliğinde bir örneği olarak sinema tarihinin tozlu raflarında yerini almaya aday. ‘Oblivium’, korkutmayı başaramayan, germekten uzak ve izleyicinin hafızasından silinmeye mahkum, dağınık bir kabus olmaktan öteye geçemiyor.
📋 Teknik Pasaport: Yapımın Kimlik Kartı
Yapım: Oblivium (Orijinal: Oblivium)
Stüdyo: Ashmawey Films
Yönetmen: Omar Ashmawey
Senaryo: Ibrahim Ashmawey, Omar Ashmawey
Başrol: Dani Dean (Sky Song), Ibrahim Ashmawey (Adrian Song), Karen VandenBroek (Claire Song), David Warpness (Walter Song)
Tür: Korku, Gerilim
Vizyon Tarihi: 2025
Tema: Ailevi Travma, Hafıza Kaybı, Paranormal Varlık, Pişmanlık
📽️ Kritik İnceleme
‘Oblivium’, temelinde oldukça güçlü bir metafor barındırıyor: Aile reisi Walter Song’un ilerleyen demans hastalığı ile ailenin taşındığı yeni evdeki anıları silen paranormal varlık arasındaki paralellik. Bu fikir, hem zihinsel çöküşün getirdiği kişisel korkuyu hem de doğaüstü bir tehdidin yarattığı gerilimi bir potada eritme potansiyeline sahipti. Film, Song ailesinin, babaları Walter’a daha sakin bir ortamda bakmak için taşındıkları izole bir evde geçiyor. Ancak kısa sürede, evin duvarları arasında gezinen uğursuz bir gücün sadece huzurlarını değil, aynı zamanda en değerli anılarını da yavaş yavaş sildiğini fark ederler. Karakterler birbirlerine dair anıları, paylaştıkları geçmişi ve hatta kim olduklarını unutmaya başlarken, Walter’ın hastalığı ile evin laneti arasındaki çizgi tehlikeli bir şekilde bulanıklaşır. Bu başlangıç noktası, A24 stüdyosunun elinde bir başyapıta dönüşebilecekken, Ashmawey kardeşlerin yönetiminde ne yazık ki bir enkaz yığınına dönüşüyor. Filmin en büyük günahı, sahip olduğu bu zengin tematik altyapıyı işleyememesi ve potansiyelini korkunç bir yavaşlık ve beceriksizlikle tüketmesi. Yönetmen Omar Ashmawey, atmosfer yaratma konusunda sınıfta kalıyor. Uzun, anlamsız koridor çekimleri, karakterlerin boşluğa bakarak geçirdiği dakikalar ve hiçbir amaca hizmet etmeyen sessizlik anları, gerilimi artırmak yerine izleyiciyi filmden koparıp uykusunu getiriyor. Korku unsurları ise en ucuz ve en tahmin edilebilir “jump scare” (ani sıçratma) anlarına indirgenmiş. Aniden beliren bir yüz, yüksek sesli bir gürültü… Bu tür klişeler o kadar yavan kullanılıyor ki, korkutmak yerine tebessüm ettiriyor. Senaryo, mantık hataları ve derinlikten yoksun diyaloglarla dolu. Karakterlerin motivasyonları belirsiz, verdikleri kararlar ise çoğu zaman akıl dışı. Örneğin, evde hafızalarını kaybettiklerini fark ettikten sonra bile neden oradan ayrılmak için somut bir çaba göstermedikleri sorusu film boyunca cevapsız kalıyor. Teknik açıdan da film, amatör bir öğrenci projesini andırıyor. Işık kullanımı o kadar zayıf ki, bazı sahnelerde ne olduğunu anlamak imkansızlaşıyor. Bu durum, “karanlık korkuyu besler” ilkesinden ziyade, “bütçemiz ışıklandırmaya yetmedi” hissi uyandırıyor. Kurgu ise filmin temposuz yapısını daha da kötüleştiriyor, sahneler arası geçişler sarsak ve akıcılıktan uzak.
🎭 Karakter Analizleri
- Sky Song (Dani Dean): Ailenin mantıklı ve koruyucu kızı olarak konumlandırılan Sky, filmin ana kahramanı olmaya çalışıyor. Ancak Dani Dean’in performansı, bu karakteri sırtlayacak güçten oldukça uzak. İfadesiz yüzü ve tekdüze replik sunumuyla, yaşadığı dehşeti ve kafa karışıklığını izleyiciye geçirmeyi başaramıyor. Karakteri, olaylara şaşırmak ve endişeli bir şekilde etrafa bakmaktan başka bir işlev görmeyen, karton bir figür olarak kalıyor.
- Adrian Song (Ibrahim Ashmawey): Senarist ve yönetmenin kardeşi olan Ibrahim Ashmawey’in canlandırdığı Adrian karakteri, filmin en zayıf halkalarından biri. Bir “vanity project” (kişisel tatmin projesi) örneği olarak görülebilecek bu durum, filme büyük zarar veriyor. Ashmawey’in oyunculuğu son derece donuk ve yapay. Karakter, olay örgüsünde önemli bir rol oynaması gerekirken, diyalogları ve etkisiz performansıyla sadece bir dolgu malzemesi gibi duruyor. Kardeşiyle olan dinamiği inandırıcılıktan uzak ve filme hiçbir duygusal ağırlık katmıyor.
💡 Bunları Biliyor Muydunuz?
- Film, yönetmen Omar Ashmawey ve senarist/başrol oyuncusu Ibrahim Ashmawey kardeşlerin ortak projesidir. Bu durum, eleştirmenler tarafından filmin “kişisel bir proje olmanın ötesine geçemediği” yönünde yorumlanmıştır.
- ‘Oblivium’, sadece 18 gün gibi oldukça kısa bir sürede, çok kısıtlı bir bütçeyle çekilmiştir. Bu durum, filmdeki teknik yetersizliklerin ve prodüksiyon kalitesinin düşüklüğünün ana sebeplerinden biri olarak gösterilmektedir.
⚡ İzleme Rehberi (Kimler İzlemeli / Kimler Uzak Durmalı?)
✅ Kimler İzlemeli?
Sinema Öğrencileri: Bir korku filminin nasıl yapılmaması gerektiğine dair canlı bir ders niteliği taşıyor. Kötü senaryo, zayıf yönetmenlik ve etkisiz atmosfer yaratımı konularında incelenebilecek zengin bir materyal sunuyor.
“O Kadar Kötü ki İyi” Film Avcıları: Eğer arkadaşlarınızla toplanıp bilerek kötü filmler izleyerek eğlenen bir grupsanız, ‘Oblivium’ size bolca alay konusu ve kahkaha materyali sağlayabilir. Ancak bu kategoride bile beklentilerinizi düşük tutmalısınız.
Ashmawey Ailesinin Yakınları ve Arkadaşları: Muhtemelen bu filmi sonuna kadar sabırla izleyebilecek ve içtenlikle beğenebilecek tek kitle onlardır.
⛔ Kimler Uzak Durmalı?
Gerçek Korku ve Gerilim Hayranları: Eğer tüylerinizi diken diken edecek, uykularınızı kaçıracak veya sizi koltuğunuza çivileyecek bir yapım arıyorsanız, ‘Oblivium’dan fersah fersah uzak durmalısınız. Film, türün en temel vaatlerini bile yerine getiremiyor.
Zamanına Değer Veren Herkes: Hayatınızdan geri alamayacağınız yaklaşık 90 dakika harcamak istemiyorsanız, izleme listenizde bu filmin yanından bile geçmeyin. Piyasada çok daha iyi ve nitelikli yüzlerce alternatif mevcut.
🏁 Son Karar
Sonuç olarak ‘Oblivium’, parlak bir fikrin amatör bir vizyonun ve yetersiz bir uygulamanın kurbanı olduğu, acı verici bir sinema deneyimi. Hafıza ve kimlik üzerine kurulu derinlikli bir psikolojik korku olma potansiyelini, yavan korkutma çabaları, cansız performanslar ve baştan savma bir teknik işçilikle harcıyor. Ashmawey kardeşlerin bu tutku projesi, ne yazık ki tutkunun tek başına iyi bir film yapmaya yetmediğinin kanıtı niteliğinde. Eğer unutulmaz bir deneyim arıyorsanız, ‘Oblivium’u izleyerek değil, ondan uzak durarak bunu başarabilirsiniz. Zira filmin en başarılı olduğu tek şey, adının hakkını vererek izleyicinin hafızasından hızla silinip gitmek olacaktır.
🌟 Puanım: 2.5/10
📊 IMDb: 3



